MALİ MÜŞAVİRLER MALİYENİN MEMURU DEĞİL, EKONOMİNİN STRATEJİK PAYDAŞIDIR
MALİ MÜŞAVİRLER MALİYENİN MEMURU DEĞİL, EKONOMİNİN STRATEJİK PAYDAŞIDIR

Haberi Paylaş
Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMO) Başkan Yardımcısı Zülküf Demir; meslek yasasının güncellenmesinden seçim sistemine, mali müşavirlerin artan iş yükünden güçlü oda yönetimlerine kadar sektörün geleceğini Akdeniz Ticaret Dergisi’ne değerlendirdi.
“MUHASEBE BÜROLARINDAKİ ÇALIŞMA ORTAMI BENİ ETKİLEDİ”
Zülküf Bey, mesleğe nasıl başladınız? Çoğu insan tarafından sıkıcı ve zor görülen muhasebecilik, hayalinizdeki meslek miydi?
Hayalimde olan bir meslek değildi. Ancak ortaokul döneminde bazı arkadaşlarımın babaları muhasebecilik yapıyordu. Muhasebe bürolarında gördüğüm çalışma ortamı beni etkiledi.
O dönemde ticaret liseleri, maliye meslek liseleri veya meslek yüksekokullarının muhasebeyle ilgili bölümlerinden mezun olanlar serbest muhasebeci; ilgili lisans bölümlerinden mezun olanlar ise serbest muhasebeci mali müşavir olabiliyordu.
Bu isteğimi ailemle paylaşarak Ticaret Lisesine kayıt yaptırdım. Ticaret Lisesini bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümünde lisans eğitimimi tamamladım.
3568 sayılı Meslek Yasası kapsamında staja başlama sınavını kazandım. Staj sürecinin ardından yeterlilik sınavlarını başarıyla tamamlayarak serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almaya hak kazandım. Muhasebe ve mali müşavirlik alanındaki meslek hayatım bu şekilde başladı.
Daha sonra İstanbul Okan Üniversitesinde Muhasebe ve Denetim Tezli Yüksek Lisans Programını tamamladım. Tezimi, Ticaret Bakanlığının uyguladığı MERSİS Projesi üzerine hazırladım. Tezimin başlığı, “MERSİS Projesinin Ticaret Sicili Müdürlüklerinde Yürütülen İşlemler Bağlamında Eksiklikleri ve Geliştirilmesi Gereken Alanlar” oldu.
YÖK sisteminde MERSİS Projesi üzerine hazırlanan ilk akademik kaynaklardan birinin benim tezim olması beni ayrıca mutlu etti.
ACAR GROUP’TAN ATSO’YA UZANAN MESLEKİ DENEYİM
Meslek ruhsatımı aldıktan sonra kendi muhasebe ve mali müşavirlik büromu açmak yerine, staj yaptığım kurumsal şirkette çalışmaya devam ettim.
Çalışma hayatıma, Antalya’da birçok sivil toplum kuruluşunda görev alan, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında yöneticilik yapan ve Antalya Ticaret Borsası Başkanlığı görevinde bulunan Ahmet Acar’a ait Acar Group bünyesindeki şirketlerin muhasebe ve finans departmanında başladım.
Acar Group şirketlerinde mesleki becerilerimi gösterme fırsatı buldum. İlerleyen yıllarda Ahmet Acar’ın güvenini kazanarak grubun muhasebe ve finans koordinatörlüğü görevine kadar yükseldim. Acar Group bünyesinde 13 yıl çalıştım.
Daha sonra Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında Ticaret Sicili ve Mali İşler birimlerinde toplam yedi yıl görev yaptım. 2019 yılından bu yana kendi ofisimde, uzmanlaştığım alanlarda serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyetlerimi sürdürüyorum.
“MALİ MÜŞAVİRLİĞİN DANIŞMANLIK YÖNÜNÜ SEVİYORUM”
Mali müşavirliğin özellikle müşavirlik bölümünde uzmanlaştığınızı söylediniz. Nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz, müşavirler ne tür görevler üstleniyor?
Mesleğimi her zaman severek yaptım. Özellikle müşavirlik ve danışmanlık yönünü daha çok seviyorum.
Özel amaçlı raporlar ve fizibilite raporları hazırlıyor, şirketlere muhasebe ve mali müşavirlik desteği veriyorum. Mesleğim kapsamında adli süreçlerde de görev alıyorum.
Firmaların konkordato başvurusu öncesindeki işlemlerini yürütüyor; mahkemelerde bilirkişilik, kayyumluk ve konkordato komiserliği görevlerini yerine getiriyorum.
“MALİ MÜŞAVİRLİK ÜCRETLERİ ÇOK DÜŞÜK”
Sektörünüzün sorunlarından söz edecek olursak neler söylersiniz?
Diğer meslek dallarında olduğu gibi bizim mesleğimizin işleyişinde de çözülmesi gereken önemli sorunlar bulunuyor.
En temel sorunlarımızdan biri, mali müşavirlik ücretlerinin çok düşük kalmasıdır. Bu nedenle ofis faaliyetlerimizin sürdürülebilirliğini sağlamakta zorlanıyoruz.
Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarında muhasebe ve mali müşavirlik ücretleri yetersiz seviyede kaldı. Bir muhasebe bürosundan elde edilen gelir çoğu zaman yalnızca günü kurtarıyor. Personel, kira ve diğer işletme maliyetleri artmasına rağmen mesleki ücretler aynı oranda yükselmiyor.
Asgari ücret tarifemizin Maliye Bakanlığı yerine meslek odalarımız tarafından belirlenmesini istiyoruz.
“3568 SAYILI MESLEK YASASI GÜNCELLENMELİ”
Mali müşavirlik, 1989 yılında yürürlüğe giren 3568 sayılı Kanun ile yasal bir meslek hâline geldi. O tarihten bu yana aynı yasa çerçevesinde çalışıyoruz.
Yaklaşık 37 yıl önce, dönemin koşullarına göre hazırlanan kanunun uygulanmasında bugün ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu nedenle meslek yasasının günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Meslek odalarımız ve bağlı bulunduğumuz üst birlik TÜRMOB, bu yöndeki talepleri sık sık dile getiriyor. Ancak kanun yapma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinde olduğu için henüz sonuçlandırılmış bir çalışma bulunmuyor.
Yeni düzenlemeler hazırlanırken meslek odalarının görüş ve katkılarının dikkate alınması şarttır. Ayrıca yürürlüğe giren her yeni yasal düzenleme meslek mensuplarının iş yükünü daha da artırıyor. Bizler maliyenin operasyon memuru değiliz.
MALİ MÜŞAVİRLİK SADECE MUHASEBE DEĞİL, GELECEĞİ PLANLAMA SANATIDIR
Enflasyonla mücadele edilen ülkemizde vergi uygulamaları ve mevzuat çok sık değişiyor. Bütün bu değişiklikleri takip edip uygulayabiliyor musunuz?
Bu konu, çalışma hayatımızdaki en büyük sorunlardan biridir. Mevzuat değişikliklerini hızlı biçimde takip etmek, doğru anlamak ve uygulamak özellikle defter tutan veya şirket bünyesinde muhasebe hizmeti veren meslektaşlarımızı ciddi anlamda zorluyor.
Her mevzuat değişikliği meslektaşlarımıza yeni bir iş yükü getiriyor. Ofislerimizde uzun saatler geçiriyor, sürekli fazla mesai yapıyoruz. Ancak bu emeğin ve ek çalışmanın karşılığını müşterilerimize yansıtamıyoruz.
Bu durum nedeniyle ekonomik ve mesleki açıdan zorlanan çok sayıda meslektaşımız bulunuyor. Bizler maliyenin memuru gibi çalışmak değil, maliyenin ve ekonomi yönetiminin paydaşı olmak istiyoruz.
Mevzuat elbette değişebilir. Ancak neredeyse günlük olarak yapılan değişiklikler hem meslek mensuplarını hem de iş dünyasını ciddi biçimde zorluyor.
“MESLEK ODALARININ GÖRÜŞLERİ DİKKATE ALINMALI”
Sorunların aşılması için neler yapılabilir?
Mesleğimizi ilgilendiren yasal düzenlemeler hazırlanırken serbest muhasebeci mali müşavir odalarının ve bu odaların bağlı olduğu üst birlik TÜRMOB’un görüş, öneri ve talepleri mutlaka dikkate alınmalıdır.
Doğru ve etkili öneriler geliştirebilmek için meslek odalarımızın güçlü yönetim yapılarına sahip olması gerekiyor. Güçlü yönetimler oluşturulduğunda sorunların çözümünde daha etkili olabiliriz.
Üst birliğimiz TÜRMOB’un da aynı şekilde güçlü ve etkili bir yönetim yapısına sahip olması önemlidir. Kurumlarımız bugün önemli çalışmalar gerçekleştiriyor. Ancak mesleki sorunların çözümü için daha güçlü ve etkin hâle gelmemiz gerekiyor.
Bu nedenle oda ve birliklerin seçim sistemleri, güçlü yönetimlerin oluşmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

GÜÇLÜ MESLEK, GÜÇLÜ ODA, GÜÇLÜ TÜRKİYE
Oda başkanlığı seçimleri zaman zaman tartışmalara neden oluyor. Uygulanan seçim sistemi hakkında neler düşünüyorsunuz?
Güçlü odaların ve güçlü yönetimlerin oluşabilmesi için adil bir seçim sistemine ihtiyaç var. Fikir birliğine dayalı ve sonuç odaklı bir seçim ortamı oluşturulması gerekir. Ancak mevcut seçim sistemi bunun önünde engel oluşturuyor.
Seçimlere katılan grupların aldığı oyların hesaplanmasıyla birden fazla grubun yönetimde yer aldığı nispi temsil sistemi uygulanıyor. Başka birçok meslek odasında bulunmayan bu sistem, yalnızca serbest muhasebeci mali müşavir odaları ile TÜRMOB’da uygulanıyor.
Nispi temsil sistemi güçlü yönetimlerin oluşmasını engelliyor. Seçime katılan grupların oyları belirli hesaplamalarla bölünüyor ve yönetim kadrosu bu sonuçlara göre belirleniyor.
Bu sistem çoğulcu yönetim olarak ifade ediliyor. Ancak uygulamada yönetim içerisinde kutuplaşmalar ve muhalif gruplar oluşabiliyor. Bu nedenle meslek adına yapılacak olumlu çalışmalarda dahi ortak karar alınması zorlaşıyor.
Beş kişilik bir oda yönetiminde üç ayrı grubun bulunması hâlinde karar süreçleri kilitlenebiliyor. Böyle bir yapı içerisinde güçlü ve uyumlu oda yönetimleri oluşturmak mümkün olmuyor.
Bu seçim sisteminin kabul edilebilir olmadığını düşünüyorum.
“SEÇİM SİSTEMİ İÇİN MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ GEREKİYOR”
Eleştirdiğiniz seçim sistemi nasıl değiştirilebilir?
Odalarımızda uygulanan seçim sisteminin değişmesi için meslek yasasında düzenleme yapılması gerekiyor.
Bu konuda siyasi otoriteye zaman zaman taleplerimizi iletiyoruz. 3568 sayılı Meslek Yasası güncellendiğinde seçim sisteminin de ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Meslektaşlarımıza her zaman siyasetin içinde yer almalarını öneriyorum. Dünya görüşleri doğrultusunda bir siyasi yapıda görev almaları önemlidir. Çünkü toplumsal ve mesleki sorunların çözüm merkezlerinden biri siyasettir.
Meslek mensuplarımızın siyasi yapılarda da güçlü biçimde temsil edilmesi gerekiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinde daha fazla mali müşavirin bulunması, ülkemizin mali sisteminin güçlenmesine de katkı sağlayacaktır.
ASMO’DA DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK MUTABAKATI
Antalya’daki odanızda geçen yıl seçim yapıldı ve siz de başkan adaylarından biriydiniz. Eleştirdiğiniz seçim sistemi nedeniyle sorun yaşadınız mı? ASMO güçlü bir oda mı?
Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, üye sayısı bakımından Türkiye’nin beşinci büyük odasıdır. Yaklaşık 3 bin 750 üyemiz bulunuyor. Bu nedenle güçlü bir meslek odasına sahibiz.
Antalya’daki odamızda uzun yıllardır Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu etkili olmuştur. Son seçimlerde ise nispi temsil sistemi nedeniyle oldukça karmaşık bir yönetim tablosu ortaya çıktı.
Seçime dört grup katıldı. Ben de başkan adaylarından biriydim. Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu olarak en yüksek oyu biz aldık. Ancak nispi temsil sistemine göre yapılan hesaplamada bizim grubumuzdan üç kişi yönetime girerken, bizden daha az oy alan başka bir gruptan da üç kişi yönetime girdi. Daha az oy alan bir diğer gruptan ise bir kişi yönetimde yer aldı.
Meslek yasasına göre yönetim kuruluna seçilen kişiler, ilk toplantıda kendi aralarından oda başkanını, oda sekreterini ve saymanını belirliyor.
Biz, odamızın yönetim boşluğu yaşamasını istemedik. Odamızın ve mesleğimizin itibarını korumak, çalışmaların sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yönetime bir kişiyle giren grupla dönüşümlü başkanlık konusunda mutabakata vardık.
İlk dönemde diğer gruptaki arkadaşımız yönetim kurulu başkanı oldu. Görev dağılımının yapıldığı günden bu yana yönetimdeki mesleki çalışmalara destek vermeye devam ediyoruz.
Varılan mutabakat gereğince 1 Mart 2027 tarihinden itibaren yönetim kurulu başkanlığı görevini benim devralmam yönünde prensip kararı bulunuyor.
ATSO’DA KOOPERATİFÇİLİK ÇALIŞMALARI
Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında komite üyeliğiniz bulunuyor. Bu görevinizle ilgili neler söylemek istersiniz?
Geçmiş çalışma hayatım ve son ATSO seçimlerinde 32. Grup Konut, Yapı ve Toplu İşyeri Kooperatifleri Komitesinde başkan yardımcılığı görevine seçilmem nedeniyle Antalya Ticaret ve Sanayi Odasıyla organik bağım devam ediyor.
Yaklaşık 22 yaşından bu yana kooperatifçilikle ilgileniyorum. 2000’li yıllarda bir kooperatife üye olarak konut sahibi oldum. Üyesi olduğum kooperatifte denetim kurulu ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundum.
Kooperatif sistemine olan inancım ve güvenim her zaman devam etti. Kooperatifçiliğe katkı sunmak amacıyla ATSO 32. Grup Komite Üyeliğine aday oldum.
Komite üyesi olarak “Kooperatifler İçin KOOPBİS Sisteminin Kullanımı”, “Kooperatif Tüzük İntibaklarının Yapılması” ve “Kooperatiflerin Dış Denetimi” konularında eğitimler verdim. Kooperatifçilik alanındaki çalışmalarımı hâlen sürdürüyorum.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Kooperatif yapmak; maddi ve manevi kuvvetleri, zekâ ve maharetleri birleştirmektir.” sözü kooperatifçilik çalışmalarımda her zaman yol gösterici olmuştur.
Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMO) Başkan Yardımcısı Zülküf Demir; meslek yasasının güncellenmesinden seçim sistemine, mali müşavirlerin artan iş yükünden güçlü oda yönetimlerine kadar sektörün geleceğini Akdeniz Ticaret Dergisi’ne değerlendirdi.
“MUHASEBE BÜROLARINDAKİ ÇALIŞMA ORTAMI BENİ ETKİLEDİ”
Zülküf Bey, mesleğe nasıl başladınız? Çoğu insan tarafından sıkıcı ve zor görülen muhasebecilik, hayalinizdeki meslek miydi?
Hayalimde olan bir meslek değildi. Ancak ortaokul döneminde bazı arkadaşlarımın babaları muhasebecilik yapıyordu. Muhasebe bürolarında gördüğüm çalışma ortamı beni etkiledi.
O dönemde ticaret liseleri, maliye meslek liseleri veya meslek yüksekokullarının muhasebeyle ilgili bölümlerinden mezun olanlar serbest muhasebeci; ilgili lisans bölümlerinden mezun olanlar ise serbest muhasebeci mali müşavir olabiliyordu.
Bu isteğimi ailemle paylaşarak Ticaret Lisesine kayıt yaptırdım. Ticaret Lisesini bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümünde lisans eğitimimi tamamladım.
3568 sayılı Meslek Yasası kapsamında staja başlama sınavını kazandım. Staj sürecinin ardından yeterlilik sınavlarını başarıyla tamamlayarak serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almaya hak kazandım. Muhasebe ve mali müşavirlik alanındaki meslek hayatım bu şekilde başladı.
Daha sonra İstanbul Okan Üniversitesinde Muhasebe ve Denetim Tezli Yüksek Lisans Programını tamamladım. Tezimi, Ticaret Bakanlığının uyguladığı MERSİS Projesi üzerine hazırladım. Tezimin başlığı, “MERSİS Projesinin Ticaret Sicili Müdürlüklerinde Yürütülen İşlemler Bağlamında Eksiklikleri ve Geliştirilmesi Gereken Alanlar” oldu.
YÖK sisteminde MERSİS Projesi üzerine hazırlanan ilk akademik kaynaklardan birinin benim tezim olması beni ayrıca mutlu etti.
ACAR GROUP’TAN ATSO’YA UZANAN MESLEKİ DENEYİM
Meslek ruhsatımı aldıktan sonra kendi muhasebe ve mali müşavirlik büromu açmak yerine, staj yaptığım kurumsal şirkette çalışmaya devam ettim.
Çalışma hayatıma, Antalya’da birçok sivil toplum kuruluşunda görev alan, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında yöneticilik yapan ve Antalya Ticaret Borsası Başkanlığı görevinde bulunan Ahmet Acar’a ait Acar Group bünyesindeki şirketlerin muhasebe ve finans departmanında başladım.
Acar Group şirketlerinde mesleki becerilerimi gösterme fırsatı buldum. İlerleyen yıllarda Ahmet Acar’ın güvenini kazanarak grubun muhasebe ve finans koordinatörlüğü görevine kadar yükseldim. Acar Group bünyesinde 13 yıl çalıştım.
Daha sonra Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında Ticaret Sicili ve Mali İşler birimlerinde toplam yedi yıl görev yaptım. 2019 yılından bu yana kendi ofisimde, uzmanlaştığım alanlarda serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyetlerimi sürdürüyorum.
“MALİ MÜŞAVİRLİĞİN DANIŞMANLIK YÖNÜNÜ SEVİYORUM”
Mali müşavirliğin özellikle müşavirlik bölümünde uzmanlaştığınızı söylediniz. Nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz, müşavirler ne tür görevler üstleniyor?
Mesleğimi her zaman severek yaptım. Özellikle müşavirlik ve danışmanlık yönünü daha çok seviyorum.
Özel amaçlı raporlar ve fizibilite raporları hazırlıyor, şirketlere muhasebe ve mali müşavirlik desteği veriyorum. Mesleğim kapsamında adli süreçlerde de görev alıyorum.
Firmaların konkordato başvurusu öncesindeki işlemlerini yürütüyor; mahkemelerde bilirkişilik, kayyumluk ve konkordato komiserliği görevlerini yerine getiriyorum.
“MALİ MÜŞAVİRLİK ÜCRETLERİ ÇOK DÜŞÜK”
Sektörünüzün sorunlarından söz edecek olursak neler söylersiniz?
Diğer meslek dallarında olduğu gibi bizim mesleğimizin işleyişinde de çözülmesi gereken önemli sorunlar bulunuyor.
En temel sorunlarımızdan biri, mali müşavirlik ücretlerinin çok düşük kalmasıdır. Bu nedenle ofis faaliyetlerimizin sürdürülebilirliğini sağlamakta zorlanıyoruz.
Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarında muhasebe ve mali müşavirlik ücretleri yetersiz seviyede kaldı. Bir muhasebe bürosundan elde edilen gelir çoğu zaman yalnızca günü kurtarıyor. Personel, kira ve diğer işletme maliyetleri artmasına rağmen mesleki ücretler aynı oranda yükselmiyor.
Asgari ücret tarifemizin Maliye Bakanlığı yerine meslek odalarımız tarafından belirlenmesini istiyoruz.
“3568 SAYILI MESLEK YASASI GÜNCELLENMELİ”
Mali müşavirlik, 1989 yılında yürürlüğe giren 3568 sayılı Kanun ile yasal bir meslek hâline geldi. O tarihten bu yana aynı yasa çerçevesinde çalışıyoruz.
Yaklaşık 37 yıl önce, dönemin koşullarına göre hazırlanan kanunun uygulanmasında bugün ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu nedenle meslek yasasının günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Meslek odalarımız ve bağlı bulunduğumuz üst birlik TÜRMOB, bu yöndeki talepleri sık sık dile getiriyor. Ancak kanun yapma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinde olduğu için henüz sonuçlandırılmış bir çalışma bulunmuyor.
Yeni düzenlemeler hazırlanırken meslek odalarının görüş ve katkılarının dikkate alınması şarttır. Ayrıca yürürlüğe giren her yeni yasal düzenleme meslek mensuplarının iş yükünü daha da artırıyor. Bizler maliyenin operasyon memuru değiliz.
MALİ MÜŞAVİRLİK SADECE MUHASEBE DEĞİL, GELECEĞİ PLANLAMA SANATIDIR
Enflasyonla mücadele edilen ülkemizde vergi uygulamaları ve mevzuat çok sık değişiyor. Bütün bu değişiklikleri takip edip uygulayabiliyor musunuz?
Bu konu, çalışma hayatımızdaki en büyük sorunlardan biridir. Mevzuat değişikliklerini hızlı biçimde takip etmek, doğru anlamak ve uygulamak özellikle defter tutan veya şirket bünyesinde muhasebe hizmeti veren meslektaşlarımızı ciddi anlamda zorluyor.
Her mevzuat değişikliği meslektaşlarımıza yeni bir iş yükü getiriyor. Ofislerimizde uzun saatler geçiriyor, sürekli fazla mesai yapıyoruz. Ancak bu emeğin ve ek çalışmanın karşılığını müşterilerimize yansıtamıyoruz.
Bu durum nedeniyle ekonomik ve mesleki açıdan zorlanan çok sayıda meslektaşımız bulunuyor. Bizler maliyenin memuru gibi çalışmak değil, maliyenin ve ekonomi yönetiminin paydaşı olmak istiyoruz.
Mevzuat elbette değişebilir. Ancak neredeyse günlük olarak yapılan değişiklikler hem meslek mensuplarını hem de iş dünyasını ciddi biçimde zorluyor.
“MESLEK ODALARININ GÖRÜŞLERİ DİKKATE ALINMALI”
Sorunların aşılması için neler yapılabilir?
Mesleğimizi ilgilendiren yasal düzenlemeler hazırlanırken serbest muhasebeci mali müşavir odalarının ve bu odaların bağlı olduğu üst birlik TÜRMOB’un görüş, öneri ve talepleri mutlaka dikkate alınmalıdır.
Doğru ve etkili öneriler geliştirebilmek için meslek odalarımızın güçlü yönetim yapılarına sahip olması gerekiyor. Güçlü yönetimler oluşturulduğunda sorunların çözümünde daha etkili olabiliriz.
Üst birliğimiz TÜRMOB’un da aynı şekilde güçlü ve etkili bir yönetim yapısına sahip olması önemlidir. Kurumlarımız bugün önemli çalışmalar gerçekleştiriyor. Ancak mesleki sorunların çözümü için daha güçlü ve etkin hâle gelmemiz gerekiyor.
Bu nedenle oda ve birliklerin seçim sistemleri, güçlü yönetimlerin oluşmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

GÜÇLÜ MESLEK, GÜÇLÜ ODA, GÜÇLÜ TÜRKİYE
Oda başkanlığı seçimleri zaman zaman tartışmalara neden oluyor. Uygulanan seçim sistemi hakkında neler düşünüyorsunuz?
Güçlü odaların ve güçlü yönetimlerin oluşabilmesi için adil bir seçim sistemine ihtiyaç var. Fikir birliğine dayalı ve sonuç odaklı bir seçim ortamı oluşturulması gerekir. Ancak mevcut seçim sistemi bunun önünde engel oluşturuyor.
Seçimlere katılan grupların aldığı oyların hesaplanmasıyla birden fazla grubun yönetimde yer aldığı nispi temsil sistemi uygulanıyor. Başka birçok meslek odasında bulunmayan bu sistem, yalnızca serbest muhasebeci mali müşavir odaları ile TÜRMOB’da uygulanıyor.
Nispi temsil sistemi güçlü yönetimlerin oluşmasını engelliyor. Seçime katılan grupların oyları belirli hesaplamalarla bölünüyor ve yönetim kadrosu bu sonuçlara göre belirleniyor.
Bu sistem çoğulcu yönetim olarak ifade ediliyor. Ancak uygulamada yönetim içerisinde kutuplaşmalar ve muhalif gruplar oluşabiliyor. Bu nedenle meslek adına yapılacak olumlu çalışmalarda dahi ortak karar alınması zorlaşıyor.
Beş kişilik bir oda yönetiminde üç ayrı grubun bulunması hâlinde karar süreçleri kilitlenebiliyor. Böyle bir yapı içerisinde güçlü ve uyumlu oda yönetimleri oluşturmak mümkün olmuyor.
Bu seçim sisteminin kabul edilebilir olmadığını düşünüyorum.
“SEÇİM SİSTEMİ İÇİN MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ GEREKİYOR”
Eleştirdiğiniz seçim sistemi nasıl değiştirilebilir?
Odalarımızda uygulanan seçim sisteminin değişmesi için meslek yasasında düzenleme yapılması gerekiyor.
Bu konuda siyasi otoriteye zaman zaman taleplerimizi iletiyoruz. 3568 sayılı Meslek Yasası güncellendiğinde seçim sisteminin de ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Meslektaşlarımıza her zaman siyasetin içinde yer almalarını öneriyorum. Dünya görüşleri doğrultusunda bir siyasi yapıda görev almaları önemlidir. Çünkü toplumsal ve mesleki sorunların çözüm merkezlerinden biri siyasettir.
Meslek mensuplarımızın siyasi yapılarda da güçlü biçimde temsil edilmesi gerekiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinde daha fazla mali müşavirin bulunması, ülkemizin mali sisteminin güçlenmesine de katkı sağlayacaktır.
ASMO’DA DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK MUTABAKATI
Antalya’daki odanızda geçen yıl seçim yapıldı ve siz de başkan adaylarından biriydiniz. Eleştirdiğiniz seçim sistemi nedeniyle sorun yaşadınız mı? ASMO güçlü bir oda mı?
Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, üye sayısı bakımından Türkiye’nin beşinci büyük odasıdır. Yaklaşık 3 bin 750 üyemiz bulunuyor. Bu nedenle güçlü bir meslek odasına sahibiz.
Antalya’daki odamızda uzun yıllardır Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu etkili olmuştur. Son seçimlerde ise nispi temsil sistemi nedeniyle oldukça karmaşık bir yönetim tablosu ortaya çıktı.
Seçime dört grup katıldı. Ben de başkan adaylarından biriydim. Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu olarak en yüksek oyu biz aldık. Ancak nispi temsil sistemine göre yapılan hesaplamada bizim grubumuzdan üç kişi yönetime girerken, bizden daha az oy alan başka bir gruptan da üç kişi yönetime girdi. Daha az oy alan bir diğer gruptan ise bir kişi yönetimde yer aldı.
Meslek yasasına göre yönetim kuruluna seçilen kişiler, ilk toplantıda kendi aralarından oda başkanını, oda sekreterini ve saymanını belirliyor.
Biz, odamızın yönetim boşluğu yaşamasını istemedik. Odamızın ve mesleğimizin itibarını korumak, çalışmaların sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yönetime bir kişiyle giren grupla dönüşümlü başkanlık konusunda mutabakata vardık.
İlk dönemde diğer gruptaki arkadaşımız yönetim kurulu başkanı oldu. Görev dağılımının yapıldığı günden bu yana yönetimdeki mesleki çalışmalara destek vermeye devam ediyoruz.
Varılan mutabakat gereğince 1 Mart 2027 tarihinden itibaren yönetim kurulu başkanlığı görevini benim devralmam yönünde prensip kararı bulunuyor.
ATSO’DA KOOPERATİFÇİLİK ÇALIŞMALARI
Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında komite üyeliğiniz bulunuyor. Bu görevinizle ilgili neler söylemek istersiniz?
Geçmiş çalışma hayatım ve son ATSO seçimlerinde 32. Grup Konut, Yapı ve Toplu İşyeri Kooperatifleri Komitesinde başkan yardımcılığı görevine seçilmem nedeniyle Antalya Ticaret ve Sanayi Odasıyla organik bağım devam ediyor.
Yaklaşık 22 yaşından bu yana kooperatifçilikle ilgileniyorum. 2000’li yıllarda bir kooperatife üye olarak konut sahibi oldum. Üyesi olduğum kooperatifte denetim kurulu ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundum.
Kooperatif sistemine olan inancım ve güvenim her zaman devam etti. Kooperatifçiliğe katkı sunmak amacıyla ATSO 32. Grup Komite Üyeliğine aday oldum.
Komite üyesi olarak “Kooperatifler İçin KOOPBİS Sisteminin Kullanımı”, “Kooperatif Tüzük İntibaklarının Yapılması” ve “Kooperatiflerin Dış Denetimi” konularında eğitimler verdim. Kooperatifçilik alanındaki çalışmalarımı hâlen sürdürüyorum.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Kooperatif yapmak; maddi ve manevi kuvvetleri, zekâ ve maharetleri birleştirmektir.” sözü kooperatifçilik çalışmalarımda her zaman yol gösterici olmuştur.





