KENAN ÇELİK MANİFESTOSU
ŞİFRELİ OY KULLANDIRANLAR ATSO BAŞKAN ADAYI OLMAMALIKENAN ÇELİK MANİFESTOSU
ŞİFRELİ OY KULLANDIRANLAR ATSO BAŞKAN ADAYI OLMAMALI

Haberi Paylaş
Davut Çetin’in kişilik özellikleri üzerinden ATSO başkan adaylarının nasıl bir profil çizmesi gerektiğini anlatan Kenan Çelik, yine isim vermeden ve ima yoluyla Çetin’in cezaevindeki Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile olan yakınlığını da hatırlattı. Çelik, konuşmasında Böcek’e vefasızlık yapıldığını ifade etti
İŞTE KENAN ÇELİK MANİFESTOSU
Değerli Meclis Üyeleri,
Konuşmama başlamadan önce özellikle belirtmek isterim ki burada ifade edeceğim görüşlerin tamamı şahsıma aittir. Bu değerlendirmeler benim dışımda hiçbir kişiyi, grubu veya kurumu bağlamamaktadır. Öncelikle Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına adaylığını açıklayan tüm adayları kutluyorum. Sayın Hatice Öztürk Hanım’ı bu kürsüden ayrıca kutluyor(çünkü kendisi bu kürsüde başkanlık açıklaması yaparken burada değildim), çıktığı bu yolda kendisine başarılar diliyorum. Adaylığının odamıza, Antalya iş dünyasına ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Bu konuşma vesilesiyle Sayın Muhittin Böcek’in yaşadığı hukuki süreçlerin sonunda suçsuzluğunu ispat ederek ailesine ve sevenlerine kavuşmasını gönülden diliyorum. Bu temenniyi özellikle dile getirme ihtiyacı duyuyorum. Çünkü geçmişte ATSO’da görev yaparken Muhittin Bey’in dostluğundan, desteğinden ve siyasi gücünden yararlanan bazı kişilerin, kendisinin böylesine zor bir döneminde sessiz kalmalarını ve açıkça yanında durmamalarını doğru bulmuyorum. Dostluk ve vefa yalnızca güçlü ve güzel günlerde gösterilen yakınlıkla değil, zor zamanlarda sergilenen duruşla anlam kazanır.
Şuna da yürekten inanıyorum: Rahmetli Ali Bahar, Muhittin Bey ile pek çok konuda anlaşamamış ve zaman zaman ciddi görüş ayrılıkları yaşamış olmasına rağmen bugün hayatta olsaydı, bu kürsüden onun için mutlaka iyi dileklerini ifade ederdi. Çünkü Ali Başkan’ın insanlığına, vicdanına ve zor durumda bulunan bir insana karşı göstereceği duruşun nasıl olacağını birçoğumuz iyi biliyoruz. Benim bugün burada dile getirdiğim temenni herhangi bir siyasi hesabın değil; vicdan, dostluk ve vefa duygusunun bir gereğidir.
ATSO BAŞKANLIĞINA ADAY OLAN KİŞİ YALANCI OLMAMALI
Değerli arkadaşlar,
ATSO Başkanlığı yalnızca bir makam veya unvan değildir. Bu görev; Antalya iş dünyasının güvenini taşımayı, kurumun itibarını korumayı ve binlerce üyeyi hakkaniyetle temsil etmeyi gerektiren büyük bir sorumluluktur. Bu nedenle ATSO Başkanlığına aday olan kişilerin yalnızca mesleki deneyimleriyle değil; karakterleri, ilkeleri ve ahlaki duruşlarıyla da örnek olmaları gerekir. ATSO Başkanlığına aday bir kişi yalan söylememeli, aynı konu hakkında farklı kişilerle farklı konuşmamalıdır. İnsanlara yalnızca duymak istedikleri şeyleri söyleyerek destek toplamaya çalışmamalı; doğru bildiğini açıkça, dürüstçe ve tutarlı biçimde ifade edebilmelidir.
Verdiği sözlerin arkasında durmalı, yerine getiremeyeceği vaatlerde bulunmamalıdır. Sözü ile davranışı birbirini tutmalı; bugün söylediğini yarın kişisel veya siyasi çıkarları doğrultusunda değiştirmemelidir. Çünkü güven bir günde kazanılmadığı gibi, kaybedildiğinde de geri getirilemez. Gerçek bir lider yalnızca seçimi kazandığında değil, kaybettiğinde de kendi doğrularına ve ahlaki değerlerine sahip çıkabilen kişidir. Seçim sonucu ne olursa olsun kuruma, meclis üyelerine ve demokratik iradeye saygı göstermelidir. Kaybetmeyi kişisel bir mesele hâline getirmemeli; öfke, kırgınlık veya intikam duygusuyla hareket etmemelidir. Daha önce kendisini destekleyen kişiler sonraki seçimlerde başka bir adayı desteklemeyi tercih ettiğinde, bu insanları hedef göstermemeli ve haklarında asılsız ithamlarda bulunmamalıdır. Her meclis üyesinin kendi iradesiyle karar verme ve tercih yapma hakkı vardır. Demokratik bir kurumda farklı bir tercihte bulunmak ihanet olarak değerlendirilmemelidir. ATSO Başkanı, yalnızca görevi süresince değil, seçim sürecinin her aşamasında da tarafsız, dürüst ve adil davranmalıdır. Seçimin bütün adaylar açısından eşit, şeffaf ve güvenilir koşullarda gerçekleşmesini sağlamak, görevdeki başkanın en temel sorumluluklarından biridir.
ŞİFRELİ OY KULLANDIRANLAR ATSO BAŞKAN ADAYI OLMAMALI
Seçim çalışmaları sırasında kullanılan listelerin rakip tarafa yanlış, eksik veya aldatıcı biçimde verilmesi, bir ATSO Başkanının asla başvurmaması gereken bir davranıştır. Seçim kazanmak uğruna bilgi saklamak, yanıltıcı bilgi paylaşmak veya adaylar arasındaki fırsat eşitliğini bozmak; yalnızca rakip adaya değil, ATSO’nun kurumsal itibarına ve meclis üyelerinin iradesine de zarar verir.
ATSO Başkanlığına talip olan kişi, kendisini her zaman destekleyen ve yanında duran arkadaşlarına güvenmelidir. İnsanları iradelerini kanıtlamaya zorlayan, oylarını kontrol etmeye yönelik şifreli veya işaretli oy pusulası yöntemlerine başvurmamalıdır. Güven talep eden bir lider, öncelikle yol arkadaşlarına güvenmeyi bilmelidir.
Kendisinin yanında duran insanların şeref ve haysiyetlerini korumalıdır. Bu kişilerin yalanlarla karalanmasına izin vermemeli, haksız ithamlar karşısında sessiz kalmamalıdır. Bir lider yalnızca kendi itibarını değil, beraber yürüdüğü insanların itibarını da savunmakla yükümlüdür. Kendi listesinde seçime giren kişilerin listede isimleri çizildiğinde bunun kimler tarafından ve hangi amaçla yapıldığının açıklığa kavuşması için gereken iradeyi göstermelidir. Böyle bir eylem kendi bilgisi veya sorumluluğu dâhilinde gerçekleşmişse sorumluluğunu üstlenmeli; bilgisi dışında gerçekleşmişse de gerçeği ortaya çıkarmalıdır.
Her şeyden önce, isimleri çizilerek mağdur edilen yol arkadaşlarını en azından bir kez aramalı, yaşananlardan duyduğu üzüntüyü ifade etmeli ve özür dilemelidir. ATSO Başkanlığına talip olan bir kişi, koltuk hırsıyla kurumun ve meclis üyelerinin itibarını zedeleyecek her türlü söz ve davranıştan uzak durmalıdır. Kendi kişisel hedefleri uğruna ATSO yu tartışmaların içine çekmemeli; kurumun saygınlığını kişisel hesaplarının üzerinde tutmalıdır.
ATSO SİYASETİN DIŞINDA KALMALI
Ancak bütün bunlardan daha önemlisi, ATSO’yu siyasetin dışında tutmalıdır. ATSO, kişisel siyasi hedeflerin gerçekleştirilemediği durumlarda başvurulacak alternatif bir makam değildir. Önce belediye başkan adaylığına başvurmak, ardından seçim ofislerinde danışmanlık unvanları aramak ve bunlardan bir sonuç alınamayınca “Bir de ATSO yu deneyeyim; olursa oradan yürürüm.” anlayışıyla hareket etmek, bu kuruma yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir.
Böyle bir yaklaşım ATSO’yu düşünmek değil, ATSO’yu kişisel gelecek ve siyasi ikbal için bir basamak olarak kullanmak anlamına gelir. Oysa ATSO Başkanlığı başka makamlara ulaşmanın aracı değil, başlı başına büyük bir sorumluluk ve hizmet makamıdır. ATSO’nun ihtiyacı; insanları ayrıştıran değil birleştiren, kişilere göre farklı konuşan değil herkese karşı aynı doğrulukla davranan, makamı kendisi için değil üyeler için kullanan bir yönetim anlayışıdır. Başkan olacak kişi eleştiriye açık olmalı, ortak akla değer vermeli ve yalnızca kendisini destekleyenlerin değil, bütün üyelerin başkanı olabilmelidir.
Çünkü makamlar geçicidir; insanların geride bıraktıkları güven, itibar ve ahlaki duruş kalıcıdır. ATSO’nun geleceğini belirlerken kişisel ilişkileri ve geçici çıkarları değil; dürüstlüğü, liyakati, tutarlılığı, vefayı ve kurumun itibarını esas almalı ve tarafımızı ona göre belirlemeliyiz.
Teşekkür ederim.
Davut Çetin’in kişilik özellikleri üzerinden ATSO başkan adaylarının nasıl bir profil çizmesi gerektiğini anlatan Kenan Çelik, yine isim vermeden ve ima yoluyla Çetin’in cezaevindeki Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile olan yakınlığını da hatırlattı. Çelik, konuşmasında Böcek’e vefasızlık yapıldığını ifade etti
İŞTE KENAN ÇELİK MANİFESTOSU
Değerli Meclis Üyeleri,
Konuşmama başlamadan önce özellikle belirtmek isterim ki burada ifade edeceğim görüşlerin tamamı şahsıma aittir. Bu değerlendirmeler benim dışımda hiçbir kişiyi, grubu veya kurumu bağlamamaktadır. Öncelikle Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına adaylığını açıklayan tüm adayları kutluyorum. Sayın Hatice Öztürk Hanım’ı bu kürsüden ayrıca kutluyor(çünkü kendisi bu kürsüde başkanlık açıklaması yaparken burada değildim), çıktığı bu yolda kendisine başarılar diliyorum. Adaylığının odamıza, Antalya iş dünyasına ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Bu konuşma vesilesiyle Sayın Muhittin Böcek’in yaşadığı hukuki süreçlerin sonunda suçsuzluğunu ispat ederek ailesine ve sevenlerine kavuşmasını gönülden diliyorum. Bu temenniyi özellikle dile getirme ihtiyacı duyuyorum. Çünkü geçmişte ATSO’da görev yaparken Muhittin Bey’in dostluğundan, desteğinden ve siyasi gücünden yararlanan bazı kişilerin, kendisinin böylesine zor bir döneminde sessiz kalmalarını ve açıkça yanında durmamalarını doğru bulmuyorum. Dostluk ve vefa yalnızca güçlü ve güzel günlerde gösterilen yakınlıkla değil, zor zamanlarda sergilenen duruşla anlam kazanır.
Şuna da yürekten inanıyorum: Rahmetli Ali Bahar, Muhittin Bey ile pek çok konuda anlaşamamış ve zaman zaman ciddi görüş ayrılıkları yaşamış olmasına rağmen bugün hayatta olsaydı, bu kürsüden onun için mutlaka iyi dileklerini ifade ederdi. Çünkü Ali Başkan’ın insanlığına, vicdanına ve zor durumda bulunan bir insana karşı göstereceği duruşun nasıl olacağını birçoğumuz iyi biliyoruz. Benim bugün burada dile getirdiğim temenni herhangi bir siyasi hesabın değil; vicdan, dostluk ve vefa duygusunun bir gereğidir.
ATSO BAŞKANLIĞINA ADAY OLAN KİŞİ YALANCI OLMAMALI
Değerli arkadaşlar,
ATSO Başkanlığı yalnızca bir makam veya unvan değildir. Bu görev; Antalya iş dünyasının güvenini taşımayı, kurumun itibarını korumayı ve binlerce üyeyi hakkaniyetle temsil etmeyi gerektiren büyük bir sorumluluktur. Bu nedenle ATSO Başkanlığına aday olan kişilerin yalnızca mesleki deneyimleriyle değil; karakterleri, ilkeleri ve ahlaki duruşlarıyla da örnek olmaları gerekir. ATSO Başkanlığına aday bir kişi yalan söylememeli, aynı konu hakkında farklı kişilerle farklı konuşmamalıdır. İnsanlara yalnızca duymak istedikleri şeyleri söyleyerek destek toplamaya çalışmamalı; doğru bildiğini açıkça, dürüstçe ve tutarlı biçimde ifade edebilmelidir.
Verdiği sözlerin arkasında durmalı, yerine getiremeyeceği vaatlerde bulunmamalıdır. Sözü ile davranışı birbirini tutmalı; bugün söylediğini yarın kişisel veya siyasi çıkarları doğrultusunda değiştirmemelidir. Çünkü güven bir günde kazanılmadığı gibi, kaybedildiğinde de geri getirilemez. Gerçek bir lider yalnızca seçimi kazandığında değil, kaybettiğinde de kendi doğrularına ve ahlaki değerlerine sahip çıkabilen kişidir. Seçim sonucu ne olursa olsun kuruma, meclis üyelerine ve demokratik iradeye saygı göstermelidir. Kaybetmeyi kişisel bir mesele hâline getirmemeli; öfke, kırgınlık veya intikam duygusuyla hareket etmemelidir. Daha önce kendisini destekleyen kişiler sonraki seçimlerde başka bir adayı desteklemeyi tercih ettiğinde, bu insanları hedef göstermemeli ve haklarında asılsız ithamlarda bulunmamalıdır. Her meclis üyesinin kendi iradesiyle karar verme ve tercih yapma hakkı vardır. Demokratik bir kurumda farklı bir tercihte bulunmak ihanet olarak değerlendirilmemelidir. ATSO Başkanı, yalnızca görevi süresince değil, seçim sürecinin her aşamasında da tarafsız, dürüst ve adil davranmalıdır. Seçimin bütün adaylar açısından eşit, şeffaf ve güvenilir koşullarda gerçekleşmesini sağlamak, görevdeki başkanın en temel sorumluluklarından biridir.
ŞİFRELİ OY KULLANDIRANLAR ATSO BAŞKAN ADAYI OLMAMALI
Seçim çalışmaları sırasında kullanılan listelerin rakip tarafa yanlış, eksik veya aldatıcı biçimde verilmesi, bir ATSO Başkanının asla başvurmaması gereken bir davranıştır. Seçim kazanmak uğruna bilgi saklamak, yanıltıcı bilgi paylaşmak veya adaylar arasındaki fırsat eşitliğini bozmak; yalnızca rakip adaya değil, ATSO’nun kurumsal itibarına ve meclis üyelerinin iradesine de zarar verir.
ATSO Başkanlığına talip olan kişi, kendisini her zaman destekleyen ve yanında duran arkadaşlarına güvenmelidir. İnsanları iradelerini kanıtlamaya zorlayan, oylarını kontrol etmeye yönelik şifreli veya işaretli oy pusulası yöntemlerine başvurmamalıdır. Güven talep eden bir lider, öncelikle yol arkadaşlarına güvenmeyi bilmelidir.
Kendisinin yanında duran insanların şeref ve haysiyetlerini korumalıdır. Bu kişilerin yalanlarla karalanmasına izin vermemeli, haksız ithamlar karşısında sessiz kalmamalıdır. Bir lider yalnızca kendi itibarını değil, beraber yürüdüğü insanların itibarını da savunmakla yükümlüdür. Kendi listesinde seçime giren kişilerin listede isimleri çizildiğinde bunun kimler tarafından ve hangi amaçla yapıldığının açıklığa kavuşması için gereken iradeyi göstermelidir. Böyle bir eylem kendi bilgisi veya sorumluluğu dâhilinde gerçekleşmişse sorumluluğunu üstlenmeli; bilgisi dışında gerçekleşmişse de gerçeği ortaya çıkarmalıdır.
Her şeyden önce, isimleri çizilerek mağdur edilen yol arkadaşlarını en azından bir kez aramalı, yaşananlardan duyduğu üzüntüyü ifade etmeli ve özür dilemelidir. ATSO Başkanlığına talip olan bir kişi, koltuk hırsıyla kurumun ve meclis üyelerinin itibarını zedeleyecek her türlü söz ve davranıştan uzak durmalıdır. Kendi kişisel hedefleri uğruna ATSO yu tartışmaların içine çekmemeli; kurumun saygınlığını kişisel hesaplarının üzerinde tutmalıdır.
ATSO SİYASETİN DIŞINDA KALMALI
Ancak bütün bunlardan daha önemlisi, ATSO’yu siyasetin dışında tutmalıdır. ATSO, kişisel siyasi hedeflerin gerçekleştirilemediği durumlarda başvurulacak alternatif bir makam değildir. Önce belediye başkan adaylığına başvurmak, ardından seçim ofislerinde danışmanlık unvanları aramak ve bunlardan bir sonuç alınamayınca “Bir de ATSO yu deneyeyim; olursa oradan yürürüm.” anlayışıyla hareket etmek, bu kuruma yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir.
Böyle bir yaklaşım ATSO’yu düşünmek değil, ATSO’yu kişisel gelecek ve siyasi ikbal için bir basamak olarak kullanmak anlamına gelir. Oysa ATSO Başkanlığı başka makamlara ulaşmanın aracı değil, başlı başına büyük bir sorumluluk ve hizmet makamıdır. ATSO’nun ihtiyacı; insanları ayrıştıran değil birleştiren, kişilere göre farklı konuşan değil herkese karşı aynı doğrulukla davranan, makamı kendisi için değil üyeler için kullanan bir yönetim anlayışıdır. Başkan olacak kişi eleştiriye açık olmalı, ortak akla değer vermeli ve yalnızca kendisini destekleyenlerin değil, bütün üyelerin başkanı olabilmelidir.
Çünkü makamlar geçicidir; insanların geride bıraktıkları güven, itibar ve ahlaki duruş kalıcıdır. ATSO’nun geleceğini belirlerken kişisel ilişkileri ve geçici çıkarları değil; dürüstlüğü, liyakati, tutarlılığı, vefayı ve kurumun itibarını esas almalı ve tarafımızı ona göre belirlemeliyiz.
Teşekkür ederim.








